Dünya, zulmün karanlığına gömülmüşken, bizler bu sessizliği kabullenemeyiz. Masum çocukların hayalleri, elinde kağıt ve kalem olması gereken o masum eller, bombalar altında yok olup gidiyor. Bu manzara, insanlığın vicdanını yaralayan bir utançtır. Bugün, zulme karşı durmak, sadece bir sorumluluk değil, insanlık onurunu savunmanın en temel gereğidir.

Köklerimiz, Göktürklerden, Selçuklulardan ve Osmanlılardan daha derinlere uzanıyor. Adalet, tarihimizin özüdür ve onu yaşatmak bizlerin en büyük görevidir. Zalimlerin işlediği insanlık suçları asla unutulmayacak!

Türk milleti, adaletin ve hakkın yanında durmaya, zulme karşı dimdik kalmaya kararlıdır. Bu mücadele, insanlığın onurunu yeniden tesis etme çabasıdır. Rabbim, ülkemize, milletimize ve şanlı bayrağımıza z vermesin!

Hepinizi, adalet için, barış için, mazlumlar için sesimizi yükseltmeye ve dayanışma içinde olmaya davet ediyorum. Birlikte, adaletin ve hukukun hakim olduğu bir dünya inşa edebiliriz. Bu yolda yürümek ve zulme karşı durmak için gereken iradeyi göstermeliyiz!

Umudumuzu yitirmeyelim; küçük çocukların hayallerinin yeniden yeşermesi için birlikte olalım, adaletin ve hakkın yanında durmak için omuz omuza verelim!