Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı: 

“Eskişehir yerelinde baktığımız zaman başarı olarak tarif edilebilecek bazı hizmetler var. Fakat bütün olarak değerlendirdiğimizde hâlâ ciddi eksikler mevcut. Özellikle 31 Mart seçimlerinin hemen ardından belediye başkanlarını ziyaret ettik. O zaman kendilerine şu ifadeyi kullandı.  Eskişehir’in kronik hale gelen sorunları nelerdir. Bunlara yönelik mutlaka çözümler ortaya koymanız lazım. Bize şunu söylemeyin. “Hükümet engel oluyor, bu yüzden biz bu işleri yapamıyoruz.” Çünkü eğer belediyenin imkânları doğru kullanılırsa, gerçekten göze dokunur hizmetler yapılabilir.

Nedir bu hizmetler. İmar, altyapı, ulaşım ve sosyal belediyecilik. Bu konularda çok büyük kaynaklara gerek kalmadan da ciddi işler yapılabilir. Ama maalesef bu konuda bir irade göremedik. Bu yüzden eğer bir başarı notu verecek olursak, ben 100 üzerinden 60 derim. Ama hâlâ yapılabilecek çok iş, giderilebilecek birçok eksik var.

Eskişehir depreme hazır bir şehir değil. Buna yönelik hiçbir çalışma yapılmıyor. Yaklaşık 20-25 gün önce Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ile de bu konuyu konuştum. Bu konu siyasi mülahazalara kurban edilecek bir mesele değildir. Bu konuda adım atılması gerekiyor. 

Belediyeler “Hükümet elimizi kolumuzu bağlıyor” diyor, diğerleri de “Hayır, belediyelerin yetkisi vardır” diyor. O hâlde gelin, bu konuyu televizyonda hep birlikte tartışalım. Bu yetki kimdedir, kim kullanmıyor? Toplumun geniş kesimi bunu bilsin istedik. Çağrımı yaptım ama hâlâ bir karşılık bulmuş değilim.

Trafik konusuna gelince… Daha önce de ifade ettik: Eskişehir, yıllar önce 1/25.000’lik yerleşim planları açısından uygulama planı yapılmadığı için bir “butik şehir” olarak kaldı. Genişleyemedi, büyüyemedi. Mevcut arterler, sokaklar, caddeler bu trafiği taşıyamıyor. Ama buna rağmen Eskişehir’in 5-6 noktasında bizim ifade ettiğimiz gibi bazı müdahaleler yapılabilir. Özellikle hızlı trenin yukarıya alınması, bazı kavşaklara döner sistem getirilmesi gibi. Ne demiştik? “Travmayı havadan götürmek çözüm olabilir.”

Bir de “yeşil ışık projesi”nin Eskişehir’de uygulanması gerekiyor. Sinyalizasyon sisteminin doğru çalışması şart. Trafikteyiz hepimiz; bazı noktalarda trafik kilitleniyor ama hiçbir yaya hareketi yok. Her yönde araçlar bekliyor. Bu net bir sorun.

Şu an Kuzey Çevre Yolu projesi süreci devam ediyor. Özellikle organize sanayi bölgesinden Bursa istikametine giden insanların akşam trafiğinde ciddi sıkışıklık yaşadığı görülüyor. Belediyelerin burada yapabileceği müdahaleler var. Elbette hükümetin de destek vermesi gerekiyor. Hükümeti bu konuda zorlamak gerekiyor.

Sayın Nebi Hatipoğlu’yla yaptığımız görüşmede, 2030 yılında Eskişehir’in nüfusunun 1 milyon 200 bine ulaşabileceğini ve bugünkü su kaynağının buna yetmeyeceğini belirttik. Bu nedenle Çifteler’de bulunan su kaynağının Eskişehir’e getirilmesiyle ilgili bir çalışmanın başlatılması gerektiğini ifade ettik. Devlet Su İşleri’nin de bu süreçte belediyeye katkı sunması lazım. Ama bize söylenen şu oldu. Kaynağımız yok. Bu çok net bir ifadedir. Kaynaklar doğru kullanılmazsa, Ocak ve Şubat ayında 302 milyar faiz ödenirse, Türkiye’nin kaynağı kalmaz. Kaynak kalmayınca da Eskişehir’e yatırım gelmez. Ben “su hayattır, büyük bir nimettir” diyorum. Çünkü benim bitirme projem de suyla ilgiliydi. Bu konuda mutlaka şimdiden tedbir alınması gerekiyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi diğer belediyeler ve hükümet yetkilileri, Eskişehir kamuoyu önünde bir araya gelip bu konuyu tartışmadıkça, asıl sorumlu kimdir ortaya çıkmaz. Oysa sorumlu netleşirse, çözüm üretmek daha kolay olur diyorum.”