Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan Özkan Demirkol şu ifadeleri kullandı;

“Üniversitelerde son dönemde yaşanan gelişmeler, ülkenin genel siyasal ve toplumsal atmosferinden bağımsız değildir. Uzun süredir devam eden antidemokratik uygulamalar, üniversitelerin özerkliğini, bilimsel özgürlüğünü ve topluma karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayı hedefleyen baskıcı politikalar, geldiğimiz noktada daha da derinleşmiş; üniversiteleri özgür düşünce, tartışma ve bilimsel bilginin üretildiği mekânlar olmaktan uzaklaştırmıştır.

Son olarak diploma geçerliliği üzerinden yürütülen merkezi denetim ve baskı mekanizmaları; rektörlük atamaları, kayyım uygulamaları ve üniversitelerin karar alma süreçlerinin tek tipleştirilmesi gibi antidemokratik uygulamalarla birleşmiş; yükseköğretim kurumlarının özerkliği ve özgür iradesi hedef alınmıştır.

Bu gidişata karşı öğrenciler birçok üniversitede boykot ve direniş kararları almakta, üniversitelerin insan, toplum ve doğa yararına bilim üretme ilkesi savunulmaktadır. “Öğrencilerin olmadığı bir yerde üniversite olmaz, ders yapılamaz.” Bu haklı çıkıştan hareketle çok sayıda üniversitede akademisyenler, öğrencilerle dayanışma içinde dersleri boş bırakma ve hizmet üretmeme yönünde irade ortaya koymuştur. Emek ve Demokrasi güçleri olarak hep birlikte “İnsan Toplum Doğa yararına bir Üniversite!” talebiyle bugün ülkenin dört bir yanında alanlardayız.

Eğitim Sen olarak, bu gelişmeleri dikkate alarak, yükseköğretim alanında çalışan öğretim elemanlarını kapsayacak şekilde (25 Mart Salı günü) bir günlük hizmet üretmeme kararı alınmıştır. Bu kararımız, alandaki fiili gelişmelerle ve akademik kamuoyunun talepleriyle uyumludur.

Son yıllarda siyasal iktidarın  gençliğe yaptıklarını hatırlatalım:

-Eğitimin bilimsel ve laik ilkeleri ortadan kaldırıldı. Tarikatlar, sivil toplum kuruluşları diye üniversite sisteminin içine sokuldu.
-Liyakat yerine yandaşlar üniversitelere dolduruldu.
- Üniversite mezunu milyonlarca işsiz gencimiz yoksulluğun pençesine atıldı.
-Ataması yapılmayan öğretmenler intihara sürüklendi.
-Mülakat sistemi ile torpil olağan hale getirildi.
-Umudunu yurt dışına taşımak zorunda kalan gençlerin yaşama isteği ortadan kaldırıldı.

Saymakla bitiremediğimiz birçok kötülükle karşı karşıya kalan, umutları çalınan gençliğin mücadele ve direnme iradesi engellenemez. Bugün Eskişehir sokaklarında, üniversite kampüslerinde, amfilerinde özgürlük ve adalet seslerini yükseltiyorlar.

Tarihin çarkı doğru yönde ilerletmeye devam ediyor. Gençlik bu ülkenin umududur, yarınıdır. Bu ülkenin geçmişinden Denizlerden aldığı tam bağımsız demokratik Türkiye özlemini söylemeye devam ediyor.

Cumhuriyetin yarattığı en büyük kazanım olan bilimsel üniversite mirası bu ülkede sık sık kesintiye uğradı. Fakat her zaman halk için bilim üretmek isteyen öğretim üyeleri mücadeleden vazgeçmediler. 1402’lerden Barış Akademisyenlerine, üniversitelere ve öğrencilerine sahip çıkan bilim insanları meşaleyi yükseltmeye devam ettiler.

Eskişehir kamuoyuna sesleniyoruz. İlimizde aralarında iki çocuğun da bulunduğu elliye yakın genç gözaltına alınmış ve gözaltında tutulmaktadır. Unutulmasın ki gözaltılarla ve soruşturmalarla gençlik susturulamaz. Gözaltına alınan gençler ve üniversite öğrencileri derhal serbest bırakılmalı, soruşturma, yasaklama ve benzeri uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır. Eskişehir Emek Ve Demokrasi Platformu bileşenleri olarak kentimizde direnen üniversite öğrencilerimize sahip çıkıyoruz. Yaşanabilecek her türlü hukuki ve idari sorunlarına karşı her zaman desteğimizi sunacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Demokratik bir ülke, eşit ve özgür bir yaşam talebimiz için, emeğin hakkı için bütün Eskişehir halkını öğrencilerimizin yanında görmek istiyoruz.”