Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın şu ifadeleri kullandı;

“Boykot çağrılarına soruşturma başlatılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmıyor. Şöyle ki, hukuk devleti ilkesi; ifade özgürlüğünü ve anayasal teminat altına alınmış birçok hakkı barındırır. Boykot, ekonomik bir ifade biçimi olarak kabul edilir. Hem eylem olarak hem de bu eyleme dair görüş açıklamak, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilir.

Ancak öğrendiğimize göre, bu boykot çağrısı nedeniyle savcılık soruşturma başlatacağını beyan etti. Bu tür bir yaklaşım, hukuk devletiyle değil; ancak otoriter rejimlerde karşılaşabileceğimiz bir uygulamadır. Yani iktidarın, ifade özgürlüğü gibi anayasal bir hakkı "yargı sopasıyla" bastırmaya çalışması kabul edilemez. Üstelik bu yalnızca boykot değil, anayasada tanımlanmış tüm barışçıl eylemler için geçerlidir. Barışçıl olduğu sürece bu tür eylemler, hukuk devleti çerçevesinde meşrudur.
İnsanları soruşturmayla korkutmak, hukuki bir temele dayanmamaktadır. Zaten iddia edilen suçlar açısından değerlendirildiğinde, maddi ya da manevi unsurların oluşmadığı da çok açıktır.

Dediğim gibi, bu tarz bir yaklaşım farklı olana tahammül edememe halidir. Oysa hukuk devleti, farklı düşünenleri ve farklı olanları korumakla yükümlüdür. Dolayısıyla, bu soruşturma tehdidi hukuki dayanaktan tamamen yoksundur.

Avukatlar bile gözaltına alınmaya başlandı. Bu durum gerçekten çok üzücü. Avukatlar, yargının kurucu unsurlarındandır. Savunma olmazsa yargı olmaz; yargı olmazsa adalet olmaz. Adaletin olmadığı bir devletin de ayakta kalması mümkün değildir. Bu kabul edilemez bir durumdur. Avukatların mesleğini fiilen yerine getiremez hale gelmesi hukuk adına büyük bir yıkımdır.

Daha önce de söylemiştim. Gazeteciler gibi, avukatlar da yaptıkları mesleki faaliyet nedeniyle baskı altında tutulmamalıdır. Çok yakın zamanda farklı illerde de benzer durumlara tanık olduk. Örneğin Şanlıurfa’da bir meslektaşımız darp edildi. İnsan hakları ihlalleri çok yoğun yaşanmaya başlandı. Savunma hakkı ve avukatlık mesleği çok ciddi şekilde zedelenmiştir.

Avukatların tutuklanması, gözaltına alınması ve tüm bunların haksız gerekçelerle yapılması; hukuk devleti ilkesinin derin şekilde yaralandığını ve artık onarılması çok zor bir noktaya geldiğini gösteriyor.

Türkiye Barolar Birliği olarak, ‘Savunmanın Bağımsızlığı Hukuka Saygı’ başlığı ile 5 Nisan Avukatlar Gününde saat 10:00’da cübbelerimiz ile Ankara’da olacağız ve 81 ilin de katılımı ile bir basın açıklaması yapacağız.”