İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı;

“Hepimizin malumu, bir Ramazan ayını daha eda ettik. Cenab-ı Rabbü’l-Âlemîn yapmış olduğumuz ibadetleri, hayırları izzet dergâhında kabul eylesin.

Bugün de İYİ Parti ailesi olarak siz değerli ailemizle beraber parti binamızda bayramımızı kutlamanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Allah birimizi bin etsin, sayımızı her daim artırsın.

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Grup Başkanvekillerimiz ve Genel Başkan Yardımcılarımız da tüm teşkilatlarımıza ayrı ayrı selam ve saygılarını ilettiler. Eskişehir Teşkilatı olarak çalışmalarımızın takdirle takip edildiğini, milletin ve memleketin zor günlerinde yeri geldiğinde itidalli, yeri geldiğinde ise kararlı bir şekilde aksiyon aldığımızı belirterek, Genel Başkanımız tüm teşkilat bireylerine sevgi ve selamlarını iletti. Bunu da özellikle aktarmak istiyorum.

Ancak bugünkü ülke gündemine baktığımızda, bir bayram kutluyor olsak da, Ramazan Bayramı’nın son gününü yaşarken, milletimizde ne bir bayram havası, ne sevinç, ne de mutluluk görülebiliyor. Emekliler torunlarına harçlık veremedikleri için bir kenarda kara kara düşünürken, gençler de “yarın bu memleket nereye gidiyor?” diye endişe içerisinde.

Biz bu tabloya rağmen, milletimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Fakat maalesef mevcut iktidarın 23 yıllık yanlış politikaları nedeniyle, emeklilere verilen bayram ikramiyesi 4.000 lira olarak açıklansa da bunun 3.000 lirası verilebildi, kalan 1.000 lira ise hâlâ verilemez durumda. Bu gidişat devam ederse, ileride ne emekliler ne de kamu çalışanları maaş alabilir hâlde olacak.

Öte yandan, Cumhuriyet Halk Partisi’ne baktığımızda, gençlerin geleceğe dair endişeleri artarken, CHP hâlâ siyasi provokasyonlarla oy devşirme peşinde. Evet, biz sokağın çözüm olduğunu düşünmüyoruz. Ancak demokratik haklar çerçevesinde yapılan protestoların, provokatif eylemlere dönüşmeden desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü protesto anayasal bir haktır. Fakat bu protestoların provokasyon hâline gelmesi, hiçbir Türk vatandaşının kabul edebileceği bir şey değildir.

Diğer bir açıdan baktığımızda, 1980’li yıllardan bu yana ülkenin tepesine çökmüş bir yapıyla, mevcut iktidarın ve bileşenlerinin müzakere ettiğini, daha önce bize iftiralar atanların şimdi aynı masada oturduklarını görüyoruz. Oysa Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan 85 milyon insanın birbirleriyle hiçbir sorunu yoktur. Bu meseleyi “Kürt sorunu” gibi göstererek, halkı ayrıştırmaya çalışıyorlar. Oysa biz diyoruz ki: “Ne mutlu Türk’üm diyene.” Kendini Türk hisseden herkes bu milletin bir ferdidir. Bu bir terör meselesidir. Kürt’üyle, Türkmen’iyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Alevîsiyle, Sünnîsiyle hepimiz bu bayrağın altında kardeşçe yaşıyoruz. Kız alıp vermişiz, akraba olmuşuz.

Ama bu iktidar, 23-24 yıllık sürecinde hiçbir başarıya imza atamadığı gibi, toplumu kutuplaştırmaktan ve ayrıştırmaktan başka bir yol da izlememektedir. Bu durum hepimizin içini acıtıyor.

Biz İYİ Parti olarak milletimizle iç içe, herkesi kucaklayarak yolumuza devam edeceğiz. Genel Başkanımızın söylemleri ve parti politikamız da bu yöndedir. Ancak hem mevcut iktidarın hem de ana muhalefet partisinin yürüttüğü “kayıkçı kavgası”na artık milletimiz sandıkta dur diyecektir.

Bayramlar birliğimizi ve beraberliğimizi pekiştirmek açısından çok kıymetlidir. Ben hep şunu söylüyorum: “İyi oynayanlara değil, iyi olanlara bakacağız.” Ve hep beraber, iyi insanların kazandığı, müreffeh bir ülkeyi birlikte inşa edeceğiz.

Bugün buruk bir bayram yaşıyoruz. Gençlerimiz gözaltında, tutuklanıyorlar. Türkiye’nin sesi olabilecek üniversite gençleri türlü zorluklarla mücadele ediyor. 2 Nisan’da alışveriş boykotu çağrısı yapmışlar. Ama zaten üniversite öğrencileri ceplerinde harcayacak para bulamıyor. Ne yazık ki, boykot çağrısı yapılan yerlerde iktidar mensuplarının poz vermesi ayrı bir aymazlık. Ülkenin bu hâli bazen bize trajikomik geliyor. Ama bu tiyatronun son bulması için bizler burada tüm teşkilat mensuplarımızla, iyilik için mücadele ediyoruz.

Bugün sizlerle aynı çatı altında olmaktan mutluluk ve kıvanç duyuyorum. Allah tekrar birimizi bin etsin. Sayımızı artırsın.

Ve şunu net bir şekilde söylüyorum: Diğer partilerdeki hastalıklı yapıları biz partimizden arındırdık. Kurulduğumuz günden bu yana herkese kapımızı açtık. Fakat kendini “iyi” gibi tanıtıp sonra başka mecralarda rant sağlayanları da gördük. Bu millet bunu görüyor ve zamanı geldiğinde gereğini yapacaktır. Çünkü milletimizin feraseti güçlüdür. Yedi yılda, siyasete ve memlekete gönül vermiş kadrolarımızla yürüdük.

Bugün çok net bir şeyi görüyoruz: Biz, iyiler olarak, Türkiye’nin yüzünü güldürecek tek siyasi yapıyız. Bu iki kutuplu düzenin ve tahtıravalli siyasetinin son bulması için mücadelemizi samimiyetle sürdüreceğiz. Ve bu mübarek bayram gününde, Allah gücümüze güç katsın. Sandık geldiğinde bu düzeni hep birlikte değiştireceğiz.”