AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan şu ifadeleri kullandı;

“Rabbimize sonsuz hamdolsun ki sağlıkla, afiyetle, birlik ve beraberlik içinde bayrama eriştik. Sözlerimin hemen başında, bu alanda Ramazan boyunca her gün yaklaşık iki bin kardeşimize iftar ikram eden teşkilatımızı ve bu organizasyonu büyük bir özveriyle yürüten kıymetli il başkanımızı yürekten tebrik ediyorum. Aynı sofrada buluştuğumuz, dualarımızı paylaştığımız, muhabbetimizi çoğalttığımız kıymetli hemşehrilerimize de sofralarımızı bereketlendirdikleri için özellikle teşekkür ediyorum.

Elbette bu bayrama da yüreğimizde bir sızıyla girdik. Gazze’de, Kudüs’te, Arakan’da, Yemen’de, İslam coğrafyasının dört bir yanında dökülen gözyaşı, akan kan ve kesilmeyen feryatlar hepimizin içine ateş gibi düşüyor. Özellikle Gazze’de yaşanan vahşet, vicdan sahibi herkesin ruhunu parçalamaya devam ediyor. Ne yazık ki dünya suskun, Batı kör ve sağır.

Ama biz, Türkiye olarak ve AK Parti kadroları olarak susmadık. Mazlumun sesi olmaya devam ediyoruz. Yardım elimizi uzatıyor, diplomatik mücadelemizi sürdürüyoruz.

Ama bu yetmez, dostlar. Bu dava sadece dışarıda verilen bir mücadele değildir. Bu dava burada, kendi içimizde de birliği koruyarak, safları sıklaştırarak, kırgınlıkları geride bırakarak yürütülmelidir. Çünkü bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Bu bayramda, bu saatte, bu alanda hep birlikte verdiğimiz fotoğraf, Türkiye Yüzyılı’nın en güçlü teminatıdır.

Son dönemde milletimizin gözleri önünde yaşanan bazı gelişmelere değinmeden geçemeyeceğim. Hepimiz görüyoruz. Belediyelerde yapılan yolsuzlukların üstü, algı operasyonlarıyla, şovlarla, sosyal medya kampanyalarıyla örtülmeye çalışılıyor. Ama milletin aklıyla alay eden bu düzenin bir sonu yok.

İstanbul’u vitrin olarak kullananlar, o güzelim şehrin kaynaklarını kendi reklamları ve şahsi ikballeri için harcamaktan çekinmiyor. Bugün yargı mekanizması işlemiş, soruşturmalar başlamıştır. Ne zaman Türkiye’de hukuk bir adım atsa, hemen “yargı siyasallaşıyor” yaygarası koparılıyor.

Oysa milletin parasının nasıl harcandığını, kimlere peşkeş çekildiğini sorgulamak sadece adaletin değil, ahlakın da bir gereğidir. Hiç kimse kendini hukukun üstünde göremez. Hiç kimse “ben muhalefetim” bahanesiyle hesap vermekten muaf değildir. Milletin parasıyla, milletin sırtından siyaset yapılmaz.

Bir diğer meselemiz de, sokak hareketleriyle milletin huzurunu bozmaya çalışanların oyunlarıdır. Son günlerde bazı gruplar, gösteri bahanesiyle devleti provoke etmeye ve güvenlik güçlerini yıpratmaya çalışıyor. Bu ülkenin demokrasisi sandıkta işler, sokakta değil. Milletten destek alamayanlar, sokak olaylarından medet umar hâle gelmiştir.

Ama bu millet Gezi’den bu yana bu senaryoları çözdü. Boşuna uğraşmayın. Biz bu oyunu bozacak hem tecrübeye hem dirayete sahibiz.

Seçimler artık geride kaldı. Önümüzde üç yıllık çok kıymetli bir icraat dönemimiz var. Yani şimdi işimize bakalım. Biz, AK Parti olarak sadece seçimden seçime değil, her gün, her mahallede, her vatandaşımıza hizmet için çalışan bir kadroyuz.

Bugün itibarıyla millet, polemik değil, proje bekliyor. Reklam değil, hizmet bekliyor. Biz de bu beklentiye layık olmak için gece gündüz çalışıyor olacağız, çalışacağız.

Eskişehirimiz bu noktada özel bir yere sahip. Bu şehir, potansiyeli yüksek ama yerel yönetim vizyonsuzluğu nedeniyle yerinde sayan bir şehir. Altyapı deseniz yok. Trafik desen içinden çıkılmaz bir hâlde; buraya gelirken en az yirmi dakikamı aldı ki ben yakın bir yerden geliyorum. Sosyal hizmetler ise sadece kâğıt üstünde kalmış.

Ama biz karamsar değiliz. Çünkü bu şehri tanıyoruz, seviyoruz. Bu şehrin her sokağında, her hanesinde izimiz var. Bu şehri AK Parti belediyeciliğiyle buluşturana kadar durmak yok, yorulmak yok. 2028’e kadar her anı hizmete, gönül kazanmaya, teşkilatı diri tutmaya adayacağız.

Bizi birbirimize düşürmeye çalışanlar olabilir. İçimize fitne sokmak isteyenler olabilir. Ama gelin bu bayramda hep birlikte söz verelim: Teşkilat içinde fitneye, hasede, dedikoduya geçit yok. Bu dava şahıs davası değil; bu dava, Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletin diriliş davasıdır.

Birlikte yürürsek kazanırız. Dağılırsak kaybederiz. Bu kadar net. Kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, mahalle başkanlarımıza ve tüm yol arkadaşlarımıza çağrım şudur. Sahayı boş bırakmayın. Gönülleri boş bırakmayın. Her gün bir gönül kazanalım. Bu şehir hizmeti hak ediyor. Bu şehir, gerçek belediyeciliği hak ediyor.”